Bir zamanlar kameraman olarak çalışan Billy, geçmişini geride bırakıp hayatına devam etmeye çalışırken Sidney Limanı'nda yaptığı sıradan bir feribot yolculuğunda Dani ile karşılaşır. Farklı dünyalardan gelen bu iki yabancının tesadüfi tanışması, kısa sürede ikisinin de beklemediği bir yakınlığa dönüşür. Hayata bakışları ve geçmişleri birbirinden farklı olsa da aralarındaki çekim onları yeniden birbirine yaklaştırır. Başlangıçta gelip geçici görünen bu karşılaşma, Billy ve Dani'nin kendi hayatlarını ve seçimlerini sorgulamaya başladıkları duygusal bir yolculuğun kapısını aralar.
Slow Horses, İngiliz istihbarat servisi MI5'in gözden düşmüş ajanlarını konu alan zekice kurgulanmış bir casusluk dizisi. Kariyerlerinde hata yapıp bir kenara itilen bu uyumsuz ekip, ne kadar başarısız görünse de ülkeyi tehdit eden karanlık güçlere karşı mücadeleye girişir. Başlarında ise kaba, huysuz ama son derece zeki patronları Jackson Lamb vardır. İkili oyunlar ve yalanlarla dolu casusluk dünyasında hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Havaalanı papazı Tobias Wallace için görev yaptığı terminal sıradan bir iş yerinden çok daha fazlasıdır. Günün her saati yolcuların ve çalışanların yanında olmaya çalışan Tobias, havaalanının onun bitmek bilmeyen çabaları ve bağlılığı olmadan düzgün şekilde işleyemeyeceğine inanır. Yıllardır sürdürdüğü bu düzen, yeni Terminal Müdürü Mira Ansari-Cole'un göreve gelmesiyle sarsılır. Mira ise Tobias'ın kendisini vazgeçilmez görmesinden pek etkilenmez. Aksine, onun kontrolsüz müdahalelerini havaalanı açısından bir sorumluluk ve sorun kaynağı olarak değerlendirmeye başlar. İki farklı çalışma anlayışının çatışması, terminalin günlük koşuşturması içinde komik ve beklenmedik durumlara yol açarken Tobias da gerçekten ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlamaya çalışır.